5G'nin kapılarını açan Türk Bilim İnsanı


İletişim Teknolojilerinin 70 yıldır çözemediği hız ve hata problemini çözen Türk bilim insanı Dr. Erdal Arıkan 5G iletişim standardının da temellerine büyük katkı yapmış oldu. @uzakevrenler #teknoloji #popülerbilim #iletişim

Yeni tamamladığımız yaz aylarında yumuşak sesli bir Türk profesörü dünyadaki en büyük şirketlerden birisi tarafından büyük bir ödüle layık görüldü.

“Bugün burada bu ödülü almaktan onur duyuyorum” dedi Bilkent Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü araştırmacılarından Dr. Erdal Arıkan yüzlerce mühendis ve bilim insanının önünde yaptığı konuşmaya başlarken. “Bir mühendis olarak fikirlerinizin gerçeğe dönüştüğünü görmekten daha büyük bir ödül yoktur” diye ekledi.

Kendisine verilen ödülün arkasında ilgi çekici nir hikaye var. Öncelikle ödülü veren şirketi tanımak lazım. Bu şirketin ürettiği ağ ürünleri dünya nüfusunun yarıdan fazlasını birbirine bağlıyor ama siz bu şirketi muhtemelen dünyanın en büyük ikinci akıllı telefon üreticisi olarak biliyorsunuzdur. Telaffuzu zor ama çok duyulan bu şirketin adı Huawei.

Huawei, Dr. Erdal Arıkan’a kırmızı halı, beyaz eldivenli şöför ve bir akşam partisi ile Grammy ödüllerini bile kıskandıracak bir ev sahipliği ile onurlandırdı.

Huawei kurucusu Ren Zengfei Prof. Dr. Erdal Arıkan'a ödülün verirken

İyi ama kırmızı halıyı ve ödülü getiren sebep neydi?

Sebebi çok basit, bilim!

Profesör Arıkan adına “polar kodlar” denilen bir şey icat etti. Çoğumuz hayatımız boyunca polat kodun ne adını duyacağız, ne de nerede kullanıldığını bileceğiz. Yine de bu karmaşık algoritma seti interneti kullanma şeklimizi kökten değiştirecek.

Konu şu: Mobil cihazınız internete radyo sinyalleri kullanarak bağlanıyor. Bu teknoloji neredeyse 100 yıldır var. Ancak bilim insanları 1940’larda hala radyo dalgalarını uzun mesafe iletişim için nasıl kullanabileceklerini araştırmakla meşguldüler.

Daha o zamanlarda bilgiyi ne kadar hızlı gönderirsek, dış “gürültünün” sinyalde daha fazla parazit oluşturduğu biliniyordu. Başınızı hareket halindeki bir arabadan dışarı çıkardığınızı düşünün. Bunu şu şekilde bir benzetme ile açıklamaya çalışalım. Arabanın dışında bir hoparlör en sevdiğiniz şarkıyı çalıyor olsun. Araba hızlandıkça, rüzgarın artan gürültüsü giderek müziği daha zor duymanıza sebep olacaktır.

Aynı durum kablosuz iletişim içinde geçerli. Bilgi ne kadar hızlı aktarılırsa, oluşan parazit daha da artar. 1948 yılında internet ve akıllı telefondan çok daha önce, bilgisayarlar hala dev bir kamyon büyüklüğünde iken MIT Üniversitesi’nden bir matematik dahisi bilgiyi hızlı ve hatasız gönderebilmek için teorik bir limit olduğunu hesapladı. Bu matematik dehası bilişim teorisinin babası sayılan Claude Shannon’dı.

Keşfinden onlarca yıl sonra bile, bilim insanları Shannon limitine ulaşabilmek için yeni ve daha iyi yöntemler geliştirmeye çabaladılar. Matematiksel kısa yollar ve kodlama yöntemleri kullanarak veriyi dış gürültüden, parazitten korumanın yollarını bulmaya çalıştılar. Bugüne kadar, bu limite ulaşamamıştık. Biz normal iletişim teknolojileri kullanıcıları açısından bunun anlamı mobil internet bağlantılarımızın olması gerektiği kadar hızlı olmadığıydı.

Profesör Arıkan işte burada devreye giriyor. 2008 yılında yayınladığı bir makalede, mobil iletişimi Shannon limitine doğru taşıyacak bilgiyi kodlama konusunda yepyeni bir yaklaşım ortaya koyuyordu.

Adına -polar kodlar- denilen bu yaklaşım bizi sıfır hatayla ulaşılabilecek en üst iletim hızlarına ulaştırıyor. Bu sebepledir ki, 3GPP (Telekomünikasyon alanında uluslararası standartlardan sorumlu kuruluş) 5G yani bir sonraki nesil iletişim standartları arasına polar kodları da yerleştirdi.

Bizim için bunun anlamı cep telefonlarımız ve diğer cihazlarımızda çok daha tutarlı ve hızlı bir mobil internet hizmeti alabilecek oluşumuz. İnanılmaz yeni hızlar ve istikrarlı ve hatadan arındırılmış bu iletişim alt yapısı sayesinde çalışma hayatımız, dış dünya ile etkileşimimiz ve gündelik yaşamımız mobil teknolojiler sayesinde değişmiş olacak. Profesör Arıkan için tek kişilik bir kırmızı halı töreni düzenlenmesinin sebebi işte budur.

Ödül töreninde Huawei’nin kurucusu, Ren Zhenfei Profesöre bir madalya takdim etti. Zafer Tanrıçasının oyması ve kırmızı bir Bakarat kristali ile bezenmiş madalya Monnaie de Paris tarafından tasarlandı ve üretildi.

Arıkan gülümseyerek ev sahiplerini övdü “Bunu söylemek bana büyük bir mutluluk veriyor ki, Huawei’nin yönetici ve mühendislerinin vizyonu ve teknik katkısı olmasaydı, polar kodlar 10 yıldan kısa bir sürede laboratuvardan çıkamazdı.”

Huawei yeni teknolojiye yaptığı dev yatırımlarla tanınıyor. Son 10 yıl içerisinde Ar&Ge’ye 60 milyar Dolar ayıran ve yıllık 15 - 20 milyar Dolarlık Ar&Ge bütçesinin % 20 - 30’unu temel araştırmaya ayırmayı taahhüt etmiş bir şirketten bahsediyoruz.

Bu ödül Arıkan’ın başarısının kutlanması niteliğinde olduğu kadar dünya sınırlar aşan bir şekilde - bilimsel, ulusal ve daha önemlisi akademik ve endüstriyel sınırların ötesine geçerek bir arada çalıştığında neler başarılabileceğinin gösterilmesine ilişkin bir kutlamaydı.

Huawei, polar kodların kanal kodlama teknolojilerinin iyileştirilmesine yapacağı katkıyı henüz 2010 yılında fark etti ve Profesör Arıkan’ın çalışmalarının ilerletilebilmesi için daha fazla arttırmayı finansal olarak destekledi. Uzun yıllar süren odaklanmış çalışmalar sonucunda şirket temel polar kod teknolojisi alanında çığır açıcı başarılar elde etti ve polar kodların akademik araştırma alanının ötesine geçerek gün yüzüne çıkmasına sağladı.

Bundan sonra size düşen tek şey 5G akıllı telefonların piyasaya çıkışını beklemek ve Profesör Arıkan gibi başarılı mucitlerin temel bilimlerin sınırlarını sizlerin yaşamını kolaylaştırabilmek için zorluyor olmalarına teşekkür etmek.

Yazan: Huawei Sponsorluğu

Türkçe tercüme : Melih R. Çalıkoğlu

Kaynak : bloomberg.com

İlk Yayın Tarihi: 11 Ekim 2018

#çığıraçıcı #teknoloji #iletişim

26 görüntüleme
Güncel Makaleler: